Acı Dolu Bir Dans

Yaşadığınız sokakta kedi köpeğe değil de kanlı canlı bir ayıya rastlamak günümüzde hayal etmesi bile güç bir sahne. Ama bir zamanlar Türkiye’nin (hatta Yunanistan dahil Balkanlar’ın)  başka İstanbul olmak üzere pek çok kentinde, burnuna takılı demir bir halkaya tutturulmuş zincirle sahibinin peşinden sürüklenen tasmalı bir ayı görmek olmayacak bir şey değildi.  Bu görüntü acı dolu bir dans anlamına geliyordu.

ayı dansı

ayı dansı

Geçmişte Kaldı

Osmanlı Devletinde genellikle Romanlar tarafından icra edilen, sokaklarda ve mesire yerlerinde alışılmadık bir eğlence kaynağı olan bu gelenek, 1900’lü yılların başında ve özellikle İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra bir süreliğine ortadan kayboldu, kaybolmadan önce şimdi antika değeri taşıyan bazı kartpostallarda görüntülerini bıraktı. 20. yüzyılın ortalarında ayılar ve oynatıcıları sokaklara geri döndü.

ayıcık

ayıcık

Küçükken yakalanan ayılar eğitiliyor, tef çalan ayı oynatıcısının ritmine ayak uydurmayı ve belli cümlelere belli tepkiler vermeyi öğreniyordu. Örneğin yeni gelin hamamda nasıl utanır denince elleriyle yüzünü kapatıyordu. Genelde perişan halde olan ayılar zamanla eğlenceden çok acıma ve mutsuzluk karışımı duygular uyandırmaya başladı. 1990’lardan sonra son sokak ayıları da toplandı ve ülkenin çeşitli yerlerindeki koruma alanlarına yerleştirildiler. Acı dolu dans bitti. Bugün hayvan hakları konusunda sokak hayvanlarının bile korunmaya çalışıldığı bir bilinçlenme olduğu kesin.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.